küçük bakkal, manav
Ein kleiner Einzelhändler oder Krämer, der Waren des täglichen Bedarfs verkauft.
Günlük ihtiyaç maddelerini satan küçük bir perakendeci veya bakkal.
☞ Günümüzde çoğunlukla tarihi bağlamda veya Avusturya’da kullanılmaktadır.
-
Der alte Greißler verkaufte feine Gewürze.— Yaşlı baharatçı, kaliteli baharatlar satıyordu.
-
Wir gingen zum Greißler um die Ecke.— Köşedeki bakkala gittik.
-
Früher war der Greißler ein wichtiger Teil des Dorflebens.— Eskiden bakkal, köy yaşamının önemli bir parçasıydı.