kasetli radyo
Ein tragbares elektronisches Gerät, das sowohl ein Radio als auch einen Kassettenabspieler kombiniert.
Hem radyo hem de kaset çaları bir arada bulunduran taşınabilir bir elektronik cihaz.
-
Mein Opa hört gerne Musik auf seinem alten Kassettenradio.— Dedem eski kasetli radyosundan müzik dinlemeyi sever.
-
Das Kassettenradio benötigt neue Batterien für den Betrieb.— Bu kaset çaların çalışması için yeni pillere ihtiyacı var.
-
Ich habe ein antikes Kassettenradio auf dem Flohmarkt gefunden.— Çöpçatan pazarında antika bir kaset çalar buldum.