ultra, aşırı, süper
Das Extrem oder das Äußerste in Bezug auf Qualität, Intensität oder Ausmaß.
Kalite, yoğunluk veya ölçek açısından aşırı ya da en uç nokta.
☞ Genellikle diğer sıfatların önünde pekiştirme amacıyla kullanılır.
-
Er strebt immer nach dem Ultra in allem, was er tut.— O, yaptığı her işte her zaman mükemmelliği hedefler.
-
Das Erreichen des Ultra war sein Lebensziel.— Ultra'ya ulaşmak onun hayat amacıydı.