faydacı
Eine Frau, die der philosophischen Strömung des Utilitarismus angehört und nach dem Prinzip des größten Glücks für die größtmögliche Zahl handelt.
Faydacılık felsefi akımına mensup ve en fazla sayıda insan için en büyük mutluluğu sağlama ilkesine göre hareket eden bir kadın.
-
Als Utilitaristin bewertet sie jede Entscheidung nach ihrem Nutzen.— Bir faydacı olarak her kararı faydasına göre değerlendirir.
-
Die Philosophin ist eine bekannte Utilitaristin in der akademischen Welt.— Bu felsefeci, akademik çevrelerde tanınmış bir faydacıdır.
-
Ihre Sichtweise als Utilitaristin beeinflusst ihre politische Arbeit.— Bir faydacı olarak bakış açısı, onun siyasi çalışmalarını etkiliyor.