extradiegetik
Bezieht sich auf Elemente, die außerhalb der erzählten Welt einer Geschichte liegen.
Bir hikayenin anlatılan dünyasının dışında bulunan unsurlara atıfta bulunur.
☞ Öncelikle anlatı teorisinde ve sinema biliminde kullanılır.
-
Die extradiegetische Musik untermalt die dramatische Szene.— Dışarıdan eklenen müzik, dramatik sahneyi pekiştiriyor.
-
Der Erzähler fungiert hier als eine extradiegetische Instanz.— Anlatıcı burada ekstradijetik bir unsur olarak işlev görüyor.
-
Diese Komponente der Erzählung ist rein extradiegetisch.— Anlatının bu bileşeni tamamen ekstradiyegetiktir.
Антонимы