yaramaz, terbiyesiz, küstah
Sich ungezogen, frech oder respektlos verhaltend.
Kaba, arsız veya saygısız bir şekilde davranan.
☞ Genellikle çocuksu veya ergenlik dönemindeki yanlış davranışlarla ilişkilendirilerek kullanılır.
-
Das Kind zeigt sich heute wieder sehr flegelhaft.— Çocuk bugün yine çok yaramazlık yapıyor.
-
Er gab ihr eine flegelhafte Antwort.— O, ona kaba bir yanıt verdi.
-
Sein flegelhaftes Benehmen schockierte die Gäste.— Onun kaba davranışları misafirleri şok etti.