hazırda beklemek, başlamaya hazır olmak
Bereit sein, eine Aufgabe oder Aktion sofort zu beginnen, sobald die Gelegenheit dazu kommt.
Fırsat doğar doğmaz bir görevi veya eylemi derhal başlatmaya hazır olmak.
-
Die neuen Mitarbeiter warten in den Startlöchern.— Yeni çalışanlar harekete geçmeye hazır.
-
Sobald das Budget freigegeben wird, warten wir in den Startlöchern.— Bütçe onaylandığı anda, biz de harekete hazır olacağız.