acil bir iş, ivedilik gerektiren bir durum
Etwas muss dringend erledigt werden; eine Angelegenheit drängt sehr.
Acilen yapılması gereken bir şey var; bir iş çok acildir.
-
Die Antwort auf meine E-Mail brennt mir auf den Nägeln.— E-postama gelen yanıtı sabırsızlıkla bekliyorum.
-
Diese Entscheidung brennt ihm schon lange auf den Nägeln.— Bu kararı vermek onun aklından uzun zamandır geçiyor.