karşı karşıya çaresiz kalmak
Sich einer Situation oder einer Person gegenüber hilflos oder ohne Handlungsspielraum ausgesetzt fühlen.
Bir durum veya kişi karşısında çaresiz veya hareket alanı olmayan bir halde hissetmek.
-
Er musste machtlos vis-à-vis der unaufhaltsamen Natur stehen.— Karşı konulamaz doğanın karşısında çaresiz kalmak zorundaydı.
-
Die Diplomaten konnten der Krise nur machtlos vis-à-vis stehen.— Diplomatlar, krize karşı çaresizce seyirci kalmaktan başka bir şey yapamadılar.