sadece değil
Wird verwendet, um auszudrücken, dass eine Aussage nicht auf einen Aspekt beschränkt ist, sondern weitere Informationen folgen.
Bir ifadenin yalnızca tek bir yönle sınırlı olmadığını, bunun ardından daha fazla bilginin geleceğini ifade etmek için kullanılır.
-
Er ist nicht nur intelligent, sondern auch sehr fleißig.— O sadece zeki değil, aynı zamanda çok çalışkandır.
-
Das Problem ist nicht nur klein, es ist gefährlich.— Sorun sadece küçük değil, aynı zamanda tehlikelidir.