kaşıklamak, kepçelemek
Etwas (meist eine Flüssigkeit) mit einer Schaufel oder einem ähnlichen Werkzeug in eine Schale oder einen Behälter füllen.
Bir şeyi (genellikle bir sıvıyı) kürek veya benzeri bir aletle bir kaseye veya kaba doldurmak.
☞ Özellikle Avusturya bölgesinde kullanılmaktadır.
-
Er räft die Suppe in die Schüssel.— O, çorbayı kaseye döküyor.
-
Sie hat das Wasser vorsichtig geräft.— O, suyu dikkatlice döktü.