gözlerine inanamamak
Etwas ist so unglaublich oder überraschend, dass man es für eine Täuschung hält.
Bir şey o kadar inanılmaz veya şaşırtıcıdır ki insan onu bir yanılsama sanır.
-
Ich konnte meinen Augen nicht trauen, als ich den Gewinn sah.— Kazancı gördüğümde gözlerime inanamadım.
-
Er konnte seinen Augen nicht trauen, weil das Haus plötzlich weg war.— Gözlerine inanamadı; çünkü ev aniden ortadan kaybolmuştu.