büyük kalibre
Ein Projektil oder eine Munition mit einem sehr großen Durchmesser.
Çok büyük çapa sahip bir mermi veya mühimmat.
-
Der Schuss aus dem Großkaliber erschütterte den Boden.— Büyük kalibreli silahtan çıkan atış yeri sarsmıştı.
-
Sie untersuchten die Reste des Großkalibers am Tatort.— Olay yerindeki büyük kalibreli silahın kalıntılarını incelediler.