küçük suçlu
Eine Person, die geringfügige Straftaten begeht.
Önemsiz suçlar işleyen bir kişi.
-
Der Polizist nahm den Kleinkriminellen fest.— Polis, küçük suçluyu yakaladı.
-
Er gilt lediglich als Kleinkrimineller.— O, sadece küçük bir suçlu olarak kabul edilir.
Синонимы