kemik parçası
Ein kleines, scharfkantiges Stück, das von einem Knochen abgebrochen ist.
Kemikten kopmuş, küçük ve keskin kenarlı bir parça.
-
Ein kleiner Knochensplitter verletzte seine Hand beim Kochen.— Yemek yaparken küçük bir kemik parçası elini yaraladı.
-
Der Arzt entfernte den Knochensplitter vorsichtig aus der Wunde.— Doktor, yara içindeki kemik parçasını dikkatlice çıkardı.
-
Nach dem Unfall blieben viele Knochensplitter im Gewebe.— Kazadan sonra birçok kemik parçası dokuda kaldı.
Синонимы