buzağı, küçük buzağı
Ein junges, kleines Kalb.
Genç ve küçük bir buzağı.
☞ “Kalb” kelimesinin küçültme hali.
-
Das kleine Kälblein läuft fröhlich über die Wiese.— Küçük buzağı neşeyle çayırda koşuyor.
-
Wir sahen ein süßes Kälblein im Stall.— Ahırda sevimli bir buzağı gördük.
-
Das Kälblein trinkt die Milch seiner Mutter.— Buzağı, annesinin sütünü içiyor.
Синонимы