uzun süreli işsiz kişi
Eine Person, die über einen längeren Zeitraum hinweg keine Beschäftigung hat.
Uzun bir süre boyunca işsiz kalmış kişi.
-
Die Zahl der Langzeitarbeitslosen ist im letzten Jahr gesunken.— Geçen yıl uzun süreli işsizlerin sayısı azaldı.
-
Er gilt seit zwei Jahren als Langzeitarbeitsloser.— İki yıldır uzun süreli işsiz olarak kabul edilmektedir.
-
Das Programm soll Langzeitarbeitslose besser integrieren.— Program, uzun süredir işsiz olan kişilerin topluma daha iyi entegre olmasını sağlamayı amaçlıyor.