modernist, ilerici kadın
Eine Frau, die eine moderne, neue oder zeitgemäße Lebensweise oder Denkweise vertritt.
Modern, yeni veya çağdaş bir yaşam tarzını ya da düşünce biçimini benimseyen kadın.
-
Als Modernistin kämpfte sie für das Frauenwahlrecht.— Modernist bir kadın olarak kadınların oy hakkı için mücadele etti.
-
Ihre Einstellung macht sie zu einer echten Modernistin.— Tutumu onu gerçek bir modernist yapıyor.