sahte uzman, dolandırıcı
Ein im übertragenen Sinne verwendeter Begriff für eine Person, die sich als Experte oder Autorität darstellt, aber über wenig echtes Wissen verfügt.
Uzman veya otorite gibi görünen fakat gerçekte pek fazla bilgiye sahip olmayan bir kişi için mecazi anlamda kullanılan bir terim.
☞ Aşağılayıcı bir şekilde kullanılır; genellikle bir sahtekar veya yüzeysel bilgiye sahip kişi için eşanlamlı olarak kullanılır.
-
Er gibt sich in der Diskussion als großer Prätuttier zu erkennen.— Tartışmada kendini büyük bir nazlanıcı olarak gösteriyor.
-
Sein Rat war nur das Gerede eines Prätuttiers.— Onun tavsiyesi sadece bir kibirlinin boş laflarından ibaretti.
-
Wir sollten nicht auf die Meinung solcher Prätuttier hören.— Bu tür kendini beğenmiş kişilerin fikirlerine kulak asmamalıyız.
Синонимы