küçük hırsız, çalıntı yapan
Eine Person, die heimlich oder unauffällig stiehlt, oft im Verborgenen.
Gizlice veya fark edilmeden çalan, genellikle gizli bir şekilde hareket eden kişi.
☞ Günümüzde sıkça mecazi veya edebi bir şekilde kullanılır.
-
Der kleine Strauchdieb entwendete heimlich die Äpfel.— Küçük hırsız gizlice elmaları çaldı.
-
Man beschimpfte ihn als einen hinterlistigen Strauchdieb.— Ona kurnaz bir haydut diye hakaret ettiler.
-
Ein flinker Strauchdieb verschwand im Schatten der Bäume.— Çevik bir hırsız, ağaçların gölgesinde kayboldu.