treibholz
An organisches Material aus Holz, das durch Wasserströmungen von seinem Ursprung weggetrieben wurde.
Suyun akıntılarıyla kökeninden uzaklaştırılmış, odundan oluşan organik bir madde.
-
Nach dem Sturm fand er viel Treibholz am Strand.— Fırtınadan sonra sahilde bir sürü deniz yosunu buldu.
-
Sie basteln kleine Skulpturen aus altem Treibholz.— Eski deniz tahtalarından küçük heykeller yapıyorlar.
-
Das Treibholz wurde durch die starke Strömung weit getragen.— Sert akıntı sayesinde odun parçaları uzaklara sürüklendi.