eğirme, kara erik
Eine Pflanze der Gattung Prunus, die kleine, behaarte Früchte trägt.
Prunus cinsine ait, küçük ve tüylü meyveler veren bir bitki.
-
Der Wolfspfirsich trägt im Herbst kleine, blaue Früchte.— Sonbaharda kurtşeftalisi küçük, mavi meyveler verir.
-
Wir sammelten die Früchte des Wolfspfirsichs für den Likör.— Likör yapmak için kurtşeftali meyvelerini topladık.
-
Ein Strauch aus Wolfspfirsich wächst am Waldrand.— Ormanın kenarında bir kurtşeftali çalısı büyüyor.