aynı derecede, fark etmez
In gleichem Maße oder in der gleichen Menge; es spielt keine Rolle.
Aynı ölçüde veya aynı miktarda; fark etmez.
-
Es ist mir gleichviel, was sie darüber denken.— Onun hakkında ne düşündükleri umurumda bile değil.
-
Er verdient gleichviel wie sein Bruder.— O, kardeşiyle aynı miktarda para kazanıyor.
-
Ob wir heute oder morgen gehen, das ist mir gleichviel.— Bugün mü yoksa yarın mı gideceğimiz, benim için fark etmez.