immerdar
Zu jeder Zeit; auf ewig; immer wieder.
Her zaman; sonsuza dek; defalarca.
☞ Günümüzde neredeyse yalnızca edebiyatta veya şiirde kullanılmaktadır.
-
Ihr Name soll immerdar in Ehren bleiben.— Adı daima saygıyla anılacaktır.
-
Die Liebe wird immerdar währen.— Aşk sonsuza dek sürecektir.