küçük balık
Ein Lebewesen aus der Gruppe der Fische mit geringer Körpergröße.
Vücut büyüklüğü küçük olan balıklar grubundan bir canlı.
-
Ein Kleiner Fisch schwamm schnell durch die Algen.— Küçük bir balık, yosunların arasından hızla yüzdü.
-
Kleiner Fisch ist dieser Ladendieb für die Polizei.— Polis için bu dükkân hırsızı küçük bir balıktır.