konfabüle etmek
Unwahrheiten oder fiktive Erlebnisse erzählen, oft unbewusst aufgrund von Gedächtnislücken.
Gerçek dışı şeyler veya kurgusal deneyimler anlatmak; bu genellikle hafıza boşlukları nedeniyle bilinçsizce gerçekleşir.
☞ Öncelikle tıp veya psikoloji alanında kullanılır.
-
Der Patient hat aufgrund seiner Demenz ständig konfabulierte.— Hasta, demansı nedeniyle sürekli uydurma hikayeler anlatıyordu.
-
Sie hat die Ereignisse unbewusst konfabuliert.— Olayları farkında olmadan uydurmuştur.
Синонимы