erkek düşkünü
Besessen von der Suche nach männlicher Aufmerksamkeit oder Zuneigung; auf Männer fixiert.
Erkeklerin ilgisini veya sevgisini kazanma arayışıyla tutkulu bir şekilde meşgul; erkeklere odaklanmış.
☞ Genellikle küçümseyici bir şekilde kullanılır.
-
Sie gilt in ihrem Freundeskreis als mannsüchtig.— Arkadaş çevresinde erkek düşkünü olarak bilinir.
-
Sein Verhalten wirkte auf die Kollegen sehr mannsüchtig.— Tavırları, meslektaşları üzerinde oldukça erkeksi bir izlenim bırakmıştı.
-
Die mannsüchtige Frau suchte ständig neue Bekanntschaften.— Erkek düşkünü kadın sürekli yeni tanışmalar arıyordu.