sadık, vefalı
Einer Person, einer Sache oder einer Sache gegenüber absolut loyal und ergeben.
Bir kişiye, bir şeye veya bir duruma karşı tamamen sadık ve bağlıdır.
☞ Günümüzde çoğunlukla tarihi veya edebi bir bağlamda kullanılır.
-
Er blieb seinem Herrn manntreu.— Efendisine sadık kaldı.
-
Die manntreuen Gefährten folgten dem König.— Sadık yoldaşlar kralı takip ettiler.
-
Sie war eine manntreue Dienerin.— O, efendisine sadık bir hizmetçiydi.
Антонимы