çok yaşlı, efsanevi
Extrem alt, von sehr hohem Alter.
Son derece düşük; çok ileri yaştan kaynaklanır.
☞ ‘Alt’ kelimesinin son derece gayriresmi bir güçlendirilmiş hali.
-
Mein Opa ist schon megaalt.— Dedem artık çok yaşlı.
-
Das ist ein megaalter Computer.— Bu, inanılmaz derecede eski bir bilgisayar.
-
Diese Traditionen sind megaalt.— Bu gelenekler çok eskidir.