devam eden, gerçekleşen, süregelen
In einem Prozess oder Zustand befindlich; etwas dauernd oder fortlaufend vollziehend.
Bir süreç veya durum içinde bulunmak; bir şeyi sürekli veya aralıksız olarak gerçekleştirmek.
☞ Günümüzde çoğunlukla ‘mahren’ fiilinin I. ortacı (bakmak/gözetmek anlamında) olarak veya eski kullanımlarda tercih edilir; modern standart Almancada bağımsız bir sıfat olarak nadiren kullanılır.
-
Die mährenden Werke der Natur sind voller Wunder.— Doğanın süregelen eserleri harikalarla doludur.
-
Er blieb in seiner mährenden Tätigkeit versunken.— Kendi yaptığı işe dalmış halde kaldı.
Синонимы
Антонимы