çılgınca, inanılmaz, aşırı
In extremem, fast schon unvorstellbarem Ausmaß oder Intensität.
Son derece, neredeyse hayal edilemez bir ölçekte veya yoğunlukta.
☞ Genellikle güçlendirici (yoğunlaştırıcı) olarak kullanılır.
-
Die Prüfung war mördermäßig schwer.— Sınav inanılmaz derecede zordu.
-
Wir hatten gestern mördermäßigen Hunger.— Dün dayanılmaz bir açlık çektik.
-
Das Konzert war mördermäßig laut.— Konser inanılmaz derecede gürültülüydü.
Синонимы