neusilber
Aus einer Legierung bestehend, die hauptsächlich aus Kupfer und Nickel besteht und silberähnlich glänzt.
Esas olarak bakır ve nikelden oluşan ve gümüşe benzer şekilde parlayan bir alaşımdır.
-
Das Besteck ist aus neusilbernem Metall gefertigt.— Çatal bıçak takımı nikel gümüşten yapılmıştır.
-
Diese neusilberne Kanne glänzt im Licht.— Bu nikel gümüşünden yapılmış sürahi ışıkta parlıyor.
-
Die alte Schatulle ist neusilbern.— Bu eski kutu niyobyum gümüşünden yapılmıştır.