aşırı kıskanç, haset dolu
Extrem stark von Eifersucht getrieben oder von tiefem Missgunst erfüllt.
Aşırı derecede kıskançlıkla yönlendirilmiş veya derin bir hasetle dolu.
☞ Genellikle mecazi anlamda aşırı kıskançlık için kullanılır.
-
Er ist ein scheelsüchtiger Mann, der seinem Freund nicht traut.— O, arkadaşına güvenmeyen, kıskanç bir adamdır.
-
Sie blickte ihn scheelsüchtig an, als er mit der Kollegin lachte.— Meslektaşıyla gülerken ona kıskançlıkla baktı.
-
Sein scheelsüchtiger Neid vergiftete die gesamte Atmosphäre im Büro.— Onun kıskanç ve haset dolu tavrı, ofisteki tüm atmosferi zehirledi.
Синонимы
Антонимы