sınırlar içinde kalmak, kendini dizginlemek, ölçülü olmak
Das eigene Verhalten, die eigenen Ansprüche oder die eigene Macht kontrollieren, um nicht zu übertreiben.
Aşırıya kaçmamak için kendi davranışlarını, kendi taleplerini veya kendi gücünü kontrol etmek.
-
Er muss sich in Grenzen halten, wenn er mit seinem Chef spricht.— Patronuyla konuşurken sınırları bilmelidir.
-
Wir sollten uns in Grenzen halten und nicht zu viel Geld ausgeben.— Sınırlar içinde kalmalı ve fazla para harcamamalıyız.