çıldırmış, öfkeden deliye dönmüş
Extrem wütend, sehr zornig oder rasend vor Wut.
Aşırı öfkeli, çok kızgın veya öfkeden deliye dönmüş.
☞ Genellikle öfkeyi artırmak için kullanılır.
-
Er war stinkwütend über die Verspätung.— Gecikmeden dolayı çok öfkeliydi.
-
Sie blickte ihn mit einem stinkwütenden Gesicht an.— Öfkeyle dolu bir yüzle ona baktı.
-
Nach dem Streit war mein Vater stinkwütend.— Kavga sonrasında babam çok öfkeliydi.