subsumtiv
Bezogen auf den Vorgang des Subsumierens, also das Unterordnen von Einzelfällen unter eine allgemeine Regel oder Norm.
Sübsume etme sürecine ilişkin olarak; yani tekil durumların genel bir kurala veya norma tabi kılınmasına dair.
☞ Öncelikle hukuk bilimi ve mantıkta kullanılır.
-
Der Jurist führt eine subsumtive Prüfung des Sachverhalts durch.— Hukukçu, olayın niteliğini inceleyerek bir değerlendirme yapar.
-
Diese subsumtive Logik ist für die Rechtsanwendung essenziell.— Bu tür soyutlama mantığı, hukukun uygulanması için hayati önem taşır.
Синонимы
Антонимы