uyuklayan, sersemlemiş, dağınık
Schläfrig, benommen oder geistig nicht ganz auf der Höhe; etwas verpeilt oder unkonzentriert.
Uykulu, sersemlemiş veya zihinsel olarak tam olarak ayık değil; biraz dalgın veya dikkati dağılmış.
☞ Genellikle birisi yeni uyanmışsa veya yorgun görünüyorsa kullanılır.
-
Er sieht heute Morgen sehr trantütig aus.— Bu sabah çok sersemlemiş görünüyor.
-
Ich bin nach dem langen Flug noch etwas trantütig.— Uzun uçuşun ardından hâlâ biraz sersemlemiş hissediyorum.
-
Sei nicht so trantütig und konzentrier dich!— Bu kadar dalgın olma ve konsantre ol!