körü körüne sadık, kölece bağlı
Blindlings, unkritisch oder übermäßig loyal gegenüber einer Person oder Sache.
Körü körüne, eleştirisiz veya bir kişiye ya da şeye aşırı sadık.
☞ Genellikle kendi fikri olmayan biri için aşağılayıcı bir şekilde kullanılır.
-
Er folgt seinem Chef treudoof.— Patronunu körü körüne takip eder.
-
Sie ist eine treudoofe Anhängerin dieser Theorie.— O, bu teorinin saf ve sadık bir takipçisidir.
-
Man sollte nicht treudoof jedem Trend hinterherlaufen.— Her trendin peşinden körü körüne gitmemek gerekir.
Антонимы