ilkel, kadim, başlangıçsal
Sehr alt, ursprünglich oder urzeitlich.
Çok eski, asli veya ilkel.
☞ Derin ve özgün bir niteliği vurgulamak için sıkça kullanılır.
-
Wir wanderten durch den ursten Urwald.— İlkellerin yaşadığı vahşi ormanda yürüdük.
-
Das ist ein urster Instinkt des Menschen.— Bu, insanın temel içgüdülerinden biridir.
-
Die Tradition wirkt auf uns sehr urste Kraft.— Bu gelenek üzerimizde son derece ilkel bir güç etkisi yaratıyor.
Синонимы