vernaküler
Bezieht sich auf die Umgangssprache oder die Muttersprache einer bestimmten Region oder Gruppe.
Belirli bir bölgenin veya grubun günlük konuşma dili veya anadilini ifade eder.
☞ Genellikle dilbilim veya antropolojide kullanılır.
-
Die Forscher untersuchten die vernakuläre Ausdrucksweise der Bewohner.— Araştırmacılar, yerel halkın günlük ifade biçimlerini incelediler.
-
Der Text wurde in einer vernakulären Form verfasst.— Metin, yerel bir dil kullanılarak yazılmıştır.
-
Diese Literatur ist tief in der vernakulären Tradition verwurzelt.— Bu edebiyat, yerel geleneklerde derinden kök salmıştır.
Синонимы
Антонимы