kırılmamak, darılmamak
Jemandem eine Handlung oder Bemerkung nicht böse auslegen oder nicht nachtragend sein.
Birine bir eylemi veya sözü kötü niyetle yorumlamamak veya kin tutmamak.
-
Bitte nimm es mir nicht übel, aber ich kann dir nicht helfen.— Lütfen bana kızma, ancak sana yardım edemem.
-
Er hat mir seine Kritik nicht übel genommen.— Eleştirilerimi kötü niyetli bulmadı.
Антонимы