kalmak, artakalmak
Etwas oder etwas als Rest besitzen oder nach einem Vorgang nicht verbraucht haben.
Bir şeyi veya bir şeyin artığını sahip olmak ya da bir işlemden sonra tüketmemiş olmak.
☞ Genellikle akuzatif veya bir edatlı ifade ile kullanılır.
-
Wir haben von dem Kuchen nur noch ein Stück übrig.— Kekten sadece bir parça kalmıştı.
-
Hast du noch etwas Geld übrig?— Geriye biraz para kaldı mı?
-
Sie hat nach dem Kauf viel Zeit übrig.— Alışverişten sonra bolca boş zamanı kaldı.
Синонимы