yürüme güçlüğü çeken kişi
Eine Person, die aufgrund einer körperlichen Beeinträchtigung in ihrer Bewegungsfähigkeit eingeschränkt ist.
Fiziksel bir engel nedeniyle hareket kabiliyeti sınırlanmış kişi.
☞ Bu terim günümüzde sıklıkla damgalayıcı olarak algılanmaktadır; ‘yürüme engelli kişi’ tercih edilen ifadedir.
-
Der Aufzug ist für einen Gehbehinderten schwer zugänglich.— Asansör, yürüme güçlüğü çeken bir kişi için ulaşılması zor bir yerdedir.
-
Die Stadt möchte mehr Rampen für Gehbehinderte bauen.— Şehir, yürüme engelliler için daha fazla rampa inşa etmek istiyor.
-
Er half dem Gehbehinderten über die Straße.— Yürüyemeyen kişiye karşıdan karşıya geçmesinde yardım etti.