entrikacı, komplocu
Eine Frau, die durch heimliche Pläne und List versucht, ihre Ziele zu erreichen oder andere zu manipulieren.
Gizli planlar ve hileler yoluyla hedeflerine ulaşmaya ya da başkalarını manipüle etmeye çalışan bir kadın.
-
Niemand im Büro vertraute der neuen Intrigantin.— Ofisteki hiç kimse yeni entrikacı kadına güvenmiyordu.
-
Sie entpuppte sich als eine gefährliche Intrigantin.— O, tehlikeli bir entrikacı çıktı.
-
Die Intrigantin plante den Sturz des Ministers.— O entrikacı kadın, bakanın görevden alınmasını planlamıştı.