kafe masası
Ein Tisch, der sich in einem Kaffeehaus befindet.
Bir kafede bulunan bir masa.
-
Der kleine Kaffeehaustisch war aus Marmor.— Küçük kafe masası mermerden yapılmıştı.
-
Wir reservierten einen Kaffeehaustisch am Fenster.— Pencere kenarındaki bir kafe masasını ayırttık.
-
Auf dem Kaffeehaustisch standen zwei Tassen.— Kahvehanedeki masanın üzerinde iki fincan vardı.