öncü kültür, temel kültür
Ein kulturelles Leitbild, das als verbindendes Fundament für eine Gesellschaft dient.
Bir toplum için birleştirici bir temel işlevi gören kültürel bir örnek model.
☞ Entegrasyonla ilgili politik tartışmalarda sıkça kullanılır.
-
Die Debatte über die Leitkultur wird in Deutschland intensiv geführt.— Almanya’da ana kültür üzerine tartışmalar yoğun bir şekilde sürdürülmektedir.
-
Er vertritt die Auffassung, dass eine Leitkultur für den Zusammenhalt wichtig ist.— O, bir liderlik kültürünün toplumsal uyum için önemli olduğu görüşündedir.
-
Kritiker hinterfragen die Definition einer solchen Leitkultur.— Eleştirmenler, böyle bir öncü kültürün tanımını sorguluyorlar.