linden caddesi
Eine Straße, die auf beiden Seiten von Linden gesäumt ist.
Her iki tarafı da ıhlamur ağaçlarıyla çevrili bir yol.
-
Wir spazierten langsam durch die schattige Lindenallee.— Gölge dolu ıhlamur ağaçlarının bulunduğu yolda yavaşça yürüdük.
-
Die alte Lindenallee führt direkt zum Schloss.— Eski ıhlamur ağaçlı yolu doğrudan şatoya götürür.
-
Im Frühling blüht die Lindenallee wunderschön.— İlkbaharda ıhlamur ağaçlarıyla kaplı yol harika bir şekilde çiçek açar.