proxy, yetkili imza sahibi (kadın)
Eine Frau, die mit einer Prokurierung bevollmächtigt ist, im Namen eines Unternehmens rechtlich bindende Geschäfte zu tätigen.
Bir şirket adına hukuken bağlayıcı işlemler yapmaya yetkilendirilmiş kadın.
-
Die Prokuristin unterschrieb den neuen Vertrag für die Firma.— Yetkili temsilci, şirket adına yeni sözleşmeyi imzaladı.
-
Als Prokuristin trägt sie eine große Verantwortung im Handel.— Yetkili temsilci olarak ticarette büyük bir sorumluluk üstlenmektedir.
-
Wir haben eine neue Prokuristin in der Geschäftsleitung eingestellt.— Yönetim kuruluna yeni bir yetkili atadık.