yiyecek çantası, erzak torbası
Ein kleiner Beutel oder eine Tasche, in der Lebensmittel für unterwegs aufbewahrt werden.
Yolda tüketilecek yiyeceklerin saklandığı küçük bir torba veya çanta.
-
Er packte den Proviantbeutel sorgfältig in seinen Rucksack.— Yiyecek torbasını dikkatlice sırt çantasına koydu.
-
Der kleine Proviantbeutel war fast leer.— Küçük yiyecek çantası neredeyse boştu.
-
Wir brauchten einen stabilen Proviantbeutel für die Wanderung.— Yürüyüş için sağlam bir yiyecek çantasına ihtiyacımız vardı.