sokak şarkıcısı
Eine Frau, die auf der Straße singt, um Geld zu verdienen.
Para kazanmak için sokakta şarkı söyleyen bir kadın.
-
Die Straßensängerin sang ein altes Volkslied.— Sokak şarkıcısı eski bir halk şarkısı söyledi.
-
Wir gaben der Straßensängerin ein paar Münzen.— Sokak şarkıcısına birkaç madeni para verdik.
-
Viele Menschen hielten an, um die Straßensängerin zu hören.— Birçok insan, sokak şarkıcısını dinlemek için durdu.